Yükleniyor... Lütfen Bekleyiniz!

Başkan Vergili:

Başkan Vergili: "Biz Mezarcı mıyız?"

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı canlı yayın ile Karabük’e seslendi.

31.03.2020 / 469 Okunma

Korona Virüs ile mücadelede kurumlar arasında bir koordinasyonun olmadığını belirten Başkan Vergili; "Biz Karabük’ü karantinaya alın derken, Karabük’e 1.700 Cezayirlinin gönderilmesi, bu işin nasıl bir vahim noktaya ulaşacağının gerçeğidir. Bu günlerimiz son derece iyi günler. Karabüklülerin ileride çok daha sıkıntılı günler içerisinde olacağı bir malumdur" dedi.



Korona Virüs tehlikesinin aylar öncesinden hissedilmesine rağmen, Sağlık Bakanlığı tarafından yeterli önlemlerin alınmadığını belirten Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Türkiye’de hiçbir yetkilinin ya da bilim insanının gerçekleri anlatmadığını ifade etti. Başkan Vergili açıklamalarına şu cümlelerle başladı; "Bu akşamki canlı yayınımın nedeni sizleri bilgilendirmek. Gözüken o ki; ülkemizi ve dünyayı etkisi altına alan bu virüs tehlikesinden şehrimizde ciddi şekilde etkilenecek. Sizleri bu konuda, belediyemizin yaptıkları ve Karabük’te yapılanlarla ilgili bilgilendirmek için huzurunuzdayım.

En az iki buçuk ay öncesinden bu tehlikenin Türkiye’de bu kadar etkili olacağı belli olmasına rağmen, Sağlık Bakanlığının fazla bir tedbir almaması nedeniyle ülke genelindeki tüm ilçe ve illerde bu salgın yüksek bir seyirde devam etmekte.

Biz bu süreçte sürekli olarak 'Karabük’te neler yapabiliriz?' Sorusuna yanıt arıyoruz. Hemen her gün televizyonlarda izlediğimiz akademisyenler, yalnızca bizlere el ve ayak yıkama üzerine sunumlar yapıyor. Bu güne kadar Türkiye’nin gerçeklerini hiç kimse söyleyemedi. Şayet bundan bir ay önce Türkiye’nin gerçeklerini söylemiş olsalardı, Karabük için çok daha farklı tedbirler alınmış olabilirdi
".

Bakandan Şehrin Karantinaya Alınmasını İstedim
Belediye olarak Türkiye’den çok daha önce virüse karşı önlem almaya başladıklarını, ancak Sağlık Müdürlüğünün 'Panik yaratır' şeklindeki cevabıyla yalnız kaldıklarını belirterek açıklamalarını sürdüren Başkan Vergili şöyle devam etti; "Bana 'Siz ne yaptınız?' diye soracak olursanız; Şubat’ın ilk haftasından itibaren dezenfekte çalışmalarını başlattık ve 11 Şubat’ta İl Sağlık Müdürlüğü ile irtibata geçtik. Kendilerinden şöyle bir isteğimiz oldu; Karabük’ün giriş ve çıkışlarına, Şehirlerarası Otobüs Terminaline birer kontrol noktası kurulsun, şehre giriş ve çıkış yapanlar kontrolden geçirilsin. Bize şöyle bir cevap verildi; 'Bu uygulama Türkiye’de bir panik yaratır, bu uygulama doğru değildir…'. Bizde bunun üzerine kontrollerimizi yalnızca belediye girişleri ile sınırlandırdık. Ancak ısrarlarımız sonucunda son 10 günde şehir giriş ve çıkışlarında kontrol noktaları kuruldu. Ama bu noktaların ne kadar sağlıklı olup olmadığını da takip eden herkes biliyor. Çünkü bize göre göstermelik kontrol noktalarıydı.

Bu arada zaman zaman ikazlarda bulunduk. 19 Mart’ta Sağlık Bakanına özel bir faks çektim. Sizlere yalnızca son paragrafını okuyayım; "Türkiye’nin en yaşlı şehirlerinden biri olan Karabük’teki bu aksaklıklar ve koordinasyon eksikliği bizleri büyük bir endişeye sevk etmekte. Çünkü şu ana kadar, umre ziyaretinden dönenler ve Safranbolu’yu ziyaret eden turistler olmak üzere, Karabük’e giriş yapanlar herhangi bir kontrolden geçmemekte. Dolaylı yollardan öğrendiğimize göre Karabük’te Covid-19 teşhisi tedavi altına alınanlar bulunmakta. Karabüklüler, ileride vahim sonuçların doğmaması için yurtdışından gelenlerin karantina altına alınmasını beklemekte.

Bu nedenle şehrimizin giriş ve çıkışlarının kapatılmasını ve Karabük’ün tamamen karantinaya alınması talebimizi bilgilerinize arz ederim.."

Bu faksı neden çektim? Çünkü bizim nüfusumuzun yüzde ellisinden fazlası yaşlı nüfus ve ileride çok daha vahim durumlar ortaya çıkabilir. Bizim faksı çektiğimiz o tarihte bile gereği yapılsaydı, Karabük’ümüz çok daha az sıkıntı çekerdi. Biz bu faksı çektikten sonra ortaya çok daha farklı bir tablo çıktı. Havaalanında bekletilen Cezayir vatandaşları Karabük’ümüzde karantinaya alındı.

Şu anda; bu hastalığın bir, iki ya da üç kişiyle ortaya çıktığı yeri umursamamız gibi bir şey söz konusu değil. Çünkü bu hastalık ilk çıktığı yerde de bir kişiyle çıktı. Demek ki bir yerde; bir hastanın gözükmesinden daha tehlikeli bir şey yok. Bu hastalık tüm dünyaya havaalanlarından yayıldı. Havaalanlarından şehrimize gelenlerde böyle bir hastalığın olmaması gibi bir şey söz konusu değil.


Biz Mezarcı mıyız?
Şehrin korunmasıyla ilgili hiçbir ciddi toplantının yapılmadığına ve kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliğine de dikkat çeken Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili; “Biz mezarcı mıyız?” diye sordu. Başkan Vergili açıklamalarını şu cümlelerle tamamladı; “Bu güne kadar şehrimizin korunmasıyla ilgili hiçbir gerçek toplantı yapılmadı. Şehrimizin dinamikleri göz önünde bulundurularak, istenilen hiçbir tedbir alınmadı, yalnız Sağlık Bakanlığının önerileriyle yapılması istenilenlerin yapılmasına gayret edilmiştir. Ama bunlar yeterli midir? Kesinlikle yeterli değildir.

“Biz Karabük’ü karantina alın” derken, Karabük’e 1.700 Cezayirlinin gönderilmesi, bu işin nasıl bir vahim noktaya ulaşacağının gerçeğidir. Ve biz bunu yerel yetkililerden değil, yerel basın mensuplarından öğrendik. Ve ben bunu yerel basından öğrenmeme rağmen harekete geçtim ve Karabük’ün en etkili siyasileri ile irtibata geçtim. Kendileri bize; Karabük’e böyle bir grubun gelmeyeceğini söyledi ve bir gün sonra 1.700 Cezayir vatandaşı Karabük’e sevk edildi.

Her şeyden önce 500 km mesafeden gelen bu insanların bu hastalığı nasıl yayacağını siz düşünün ve Türkiye nasıl bir tehlikede, Karabük nasıl bir tehlikede, bunu siz Karabüklü vatandaşlarımın takdirlerine bırakıyorum. Şu anda yerel yöneticilerimizle bizim belediyemiz arasında herhangi bir koordinasyon yok. Bizim belediyemiz hiçbir zaman dikkate alınmamaktadır. Biz yalnız; mezar yerleri hazırlamakla görevli kuruluş olarak görülmekteyiz.

Bu işler ilgili kısa ve uzun vadeli programlar yapılması gerekirdi. Milletvekilleri, valilik ve belediye başkanları mutlak surette bir araya gelip, Karabük’ün siyasi kişilikleri bu ciddi kararları alıp, eyleme sokması gerekirdi. Ama maalesef biz Sağlık İl Müdüründen bile doğru bilgiler alamıyoruz. Sağlık İl Müdürü bize valiliğin onayı olmadan hiçbir bilgiyi aktaramıyor. Bu son derece vahim bir uygulama..!

Ben size şöyle söyleyeyim, bu günlerimiz son derece iyi günler. Karabüklülerin ileride çok daha sıkıntılı günler içerisinde olacağı bir malumdur. Ama Karabüklülerin birlik ve beraberlik içerisinde bu zor günleri de atlatacağına can-ı gönülden inanıyorum. Ben şöyle görüyorum; hastanelerimiz ve doktorlarımız önümüzdeki günlerde ihtiyaçlara cevap veremeyecek.

Değerli Dostlarım; Her şey bize gösterildiği gibi tozpembe değil. Şayet Karabük’te vaka, bir, iki ya da üç ise çok daha fazla olabilir. Biz belediye olarak her türlü hazırlığımızı yaptık. Biz sizlerin huzur içerisinde yaşamanız için her türlü hazırlığı yaptık ve sizlerin ihtiyaçlarına cevap veriyoruz.

Sevgili Dostlarım; Öncelikle hiç biriniz sokaklara maskesiz çıkmayın. Sizlere yıkanabilir maskeleri biz temin edeceğiz. Bu maskeleri gündüz sokağa çıkınca kullanıp, ertesi günde sabunlu su ile yıkayıp bu maskeleri kullanabilirsiniz.

Değerli Dostlarım; Benim sizlere bir diğer tavsiyem; cadde ve sokaklarda sigara içmemeniz. Yaşlılarımız kesinlikle evden çıkmasın. Tabi gençlerimiz de. Çünkü Karabük’ümüzün geleceği gençlerimizde.

Sağlık personelimiz gerçekten çok büyük bir tehlike altında. Onların ihtiyaçlarıyla ilgili bize gelen talepler, en iyi şekilde değerlendirilecektir. Onlarla ilgili yapılması gereken her şeyi yapacağız.

Ve emniyet mensuplarımız; En fazla tehlike altında olanlar onlar. Çünkü herkes evinde iken onlar bizim güvenliğimiz için sokakta.

Sizlere şunu söyleyeyim; Karabük’te uzun ya da kısa vadeli hiçbir program yapılmamakta, yalnızca hükümet tedbirleriyle bu işler yürütülmekte. Bunun ne kadar başarılı olacağı önümüzdeki süreçte gözükecek. Benin niyazım şudur; “İnşallah Karabük büyük bir sıkıntı çekmeden bu işten kurtulur…
” dedi.

Paylaş

Kapat