Yükleniyor... Lütfen Bekleyiniz!

Başkan Vergili Şehir Parkında BRTV Ekranlarının Konuğu Oldu

Başkan Vergili Şehir Parkında BRTV Ekranlarının Konuğu Oldu

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, şehir parkında BRTV ekranlarında yayınlanan Zafer Acar ile Gündem programının konuğu oldu.

09.07.2019 / 113 Okunma



Zafer Acar'ın sorularını yanıtlayan Başkan Vergili şu açıklamalarda bulundu:
Şehir Parkı'nın Karabük'e İyi Bir Hizmet Vereceğine İnanıyorum
Şehir Parkı'nın öncelikle bir arazi temini söz konusuydu. Buradaki arazinin temini o kadar kolay bir olay değildi. Burada 20 dönüm araziyi tedarik etmiş olduk. Buralar şehrin en önemli mülkleri. Burayı yeşil alan olarak Karabüklülere sunmak bambaşka bir program. Burası bizim aklımızda olan 3-4 yıllık bir programdı. Biliyorsunuz bürokraside bir işin planlaması çok uzun sürüyor. Hemen her istediğinizi yapamıyorsunuz. Burası çok yakında Karabüklülerin hizmetine girecek. Buranın mutlaka iyi bir koruması olması lazım. Güvenlik ile ilgili çok yakında ihaleye çıkacağız. Yine buraya piknik dışında gelenlerin ihtiyaçlarını görebilecek bir kafeteryamız olacak. Yine bunu da ihaleye çıkaracağız. Şehir Parkı'nın tüm bakımı ve güvenliği belediyenin üstüne olacak. Şehir Parkı'nın Karabük'e iyi bir hizmet vereceğine ben inanıyorum.

Bakanlıktan Yazı Gelir Gelmez Kanyon Park'ı Yıl Sonuna Kadar Tamamlatmak Adına Bir Program Hazırlatacağız
Kanyon projesi için bakanlıktan yazı bekliyoruz. Bakanlıktan yazı gelir gelmez hemen ihaleye çıkacağız ve yıl sonuna kadar tamamlatmak adına bir program hazırlatacağız. Orada çok ciddi bitki örtüsü var. 4-5 binin üstünde ağaçlandırma çalışması var. Eğlence yerleri ve düğün salonu var. Bunlarında ihaleleri yapılacak. 117 tane park, Spor Vadisi ve Şehir Parkı ile birlikte Karabük'te çarpık imarlaşmanın dışındaki bütün her yerde sosyal donatı problemini çözmüş oluyoruz. Yine çarpık yerleşme olan mahallelerimizde de para ile satın aldık ve birer ikişer park yapmaya gayret ettik.

Kartaltepe'ye Son Derece Modern, Yaşanılabilir Evler Yapılacak
Kartaltepe'deki arkadaşlarımız hiç mağdur olmadan çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kartaltepe'ye son derece modern, yaşanılabilir evler yapılacak. Orada ikamet edenler okulların kapanması sonrası yıkımın başlaması için bizden talepte bulundular. Haklı bir talepti bu. Bizde hiç sesimizi çıkarmadık. Baktık okullar kapanmadan dahi lojmanların çoğu boşaltılmış. Yeni gittikleri yerde çocuk büyütmek ile yıkılan lojmanlarda çocuk büyütmek arasında yüzde yüz fark var. Tabi ülke çapında ekonomik kriz var. İnşaat sektöründe büyük bir ekonomik kriz var. Orayı ne zaman değerlendiririz şuanda onun tarihi belli değil. Orayı temizleyeceğiz ve ekonominin biraz hareketlenmesini bekleyeceğiz.

Hem Onları Hızlı Bir Şekilde Konut Sahibi Ederiz, Hem De Kemikli Dere'nin Problemini Çok Hızlı Bir Şekilde Çözmüş Oluruz
Bayır Mahalle, Soğuksu 3'üncü etap ve Kemikli Dere'yi bir arada yürütüyoruz. Soğuksu 3'üncü etap tamamlanırken Bayır Mahalle'deki değer tespitlerinin hepsi bitti. Şu aşamadan sonra devlet veya TOKİ ile belirli bir aşamaya getirmeye çalışacağız. Yine TOKİ'de ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıdan aynı şekilde etkileniyor. Bu sebepten Bayır Mahalle'deki program ne zaman başlar tam tarih veremiyorum. Biz kentsel dönüşümle ilgili çok ciddi çalışmayı tamamladık. Kemikli Dere ile ilgili de meclis kararlarını aldık. Tabi burada bir sınır belirlemesinin çok ciddi bir biçimde yapılması lazım. Bu sınır belirlemesi yapıldıktan sonra değerlendirmelere başlanacak. Değer tespitlerinden sonra yıkım ve inşaat programına başlanacak. Tabi yine bu programlara TOKİ'nin sıcak bakması için hem ekonominin biraz canlanması, hem de şuandaki emekli konutları ile ilgili olayın problem olmadan çözülmesi gerekmektedir. O tarihte 5 binin üstünde emekliden kayıt toplandı ama şuanda ki talep sayısı 300'lere kadar düşmüş durumda. Bu sayı eğer 300'lerde kalırsa TOKİ'nin Karabük'e bakışın değişir. Bu hoş bir şey olmaz. Onun için biz oraya da gerekli destekleri vereceğiz. Dün yapmış olduğum toplantıda ben kendilerine şunu söyledim. "Belediye olarak burada belirli sayıda binayı biz alıp Kemikli Dere ile takas edebilir miyiz?" dedim. Hem onları hızlı bir şekilde konut sahibi ederiz, hem de Kemikli Dere'nin problemini çok hızlı bir şekilde çözmüş oluruz. İkisi birbirine yakın bir bölge. O zaman biz Kemikli Dere'yi farklı bir şekilde değerlendirebiliriz diye kendilerine bir öneride bulundum. Ben emekli konutlarında TOKİ'nin biraz sıkıntıya düşeceğini hissediyorum.

Birileri Kendi Menfaatleri ile İlgili "Ben Bunu İstemiyorum" Derken Etrafında 300 Kişiye Zarar Veriyor, Bunu Görmüyor
TOKİ'ye olan ilgilinin düşmesine sebep olarak " konut maliyeti çok yüksek, bizim taksitlerini ödeyebileceğimiz maliyetin çok üstünde" diye konuşuluyor. Şimdi TOKİ'de bir çalışma yaptığı zaman zaten çok uzun bir vade yapıyor. TOKİ en kötü bu işin maliyetini alması gerekiyor. Maliyetinin dışında devlet bazen özel yerlerde özel indirimler yapabiliyor. Buraya da yapar mı, yapmaz mı? orasını ben bilemem. O kuruluşların da kendilerine göre idare edişleri, finans sistemleri var. Biz belediye olarak TOKİ'ye ne kadar destek oluruz diye düşünüyoruz. Çünkü TOKİ burada bize gerekli destekleri veriyor. Şuana kadar TOKİ'den istediğimiz bir talebin geriye döndüğünü ben görmedim. Soğuksu'daki 3'üncü etabın bugünlere kalmasını en büyük sebeplerinden birisi orada kentsel dönüşüm içinde yaşayan insanlardan çok büyük bir kesiminin kentsel dönüşümün devam etmesini isterken 5-10 arkadaşımız sürekli olarak "biz kentsel dönüşümü istemiyoruz" diyerek Ankara'yı taciz etmesi. Sürekli olarak git gel yaptılar. Ankara'da sandı ki bütün vatandaş bunu istemiyor. Bu sebepten orayı askıya aldılar ve bu netice sonrasında orada 1- 1,5 yıl gecikme oldu. Şuanda herkes konutlarını almış ve 3'üncü etap tamamlanmış olacaktı. Bizde rahatlıkla Bayır Mahalle'yi konuşabiliyor olabilecektik. Bu işlerin hepsi birbirini zincirleme takip ediyor. Birileri kendi menfaatleri ile ilgili "ben bunu istemiyorum" derken etrafında 300 kişiye zarar veriyor, bunu görmüyor. Her kesimin birbirine yakın çalışması lazım. Geçmişte nasıl 5000 Evler yapılmış, herkes mülk sahibi olmuş. Aynı çalışmayı şuan bütün birimler yapmalıdır.

Tabi tüm birimler birlikte çalışmalıdır diyoruz ama şuanda Demir Çelik'te de dalgalanma var. Ne olduğunu bende bilmiyorum şuanda . Basından takip ediyoruz. Hoş olmayan şeyler duyuyoruz. Birileri Karabük'ü tekrardan dizayn edemez. Son zamanlarda bakıyoruz Filyos'ta farklı bir sıkıntı, Demir Çelik'te farklı bir sıkıntı var. Zaten insanlarda motivasyon bitmiş, insanlar bir bezginlik içerisinde. Bunları çok iyi sorgulamak lazım.

Kesintisiz Ulaşım ile İlgili Bize Yapabileceklerini Söylesinler, Yapamayacakları Her Şeyi Biz Yapacağız
Kesintisiz ulaşım programı ile ilgili bekliyoruz. Seçim zamanı öyle incik boncuk projeler yapıp ta vatandaşa sunmak çok kolay bir şey. Bunu devlet yapacak. Seçim döneminde projelerinin içinde Kara Yolları'nın logosu vardı. Bu belediye başkan adayının projesi değildi ki. Biz dedik ki eğer devlet varsa devlet yapabildiğini yapsın, yapamadığını biz yapalım. Yaptıramazlar ki. Biz bir şekilde çözeceğiz. Vatandaşa ne söz verdiysek yerine getirilmesi ile ilgili 10 yıldan bu tarafa gayret ediyoruz. Şuanda da ne gerekirse yapacağız. Ben yine söylüyorum. Ben etrafımızdaki belediyelere bakıyorum hepsi muazzam bir finans problemi içerisinde. Bizim finans problemimiz yok. Bu yatırımları yapmak için değerlendireceğimiz, satacağımız bir sürü mülkümüz var. Bunları satarız ve sözlerimizi yerine getiririz. Zaten ben bu mülkleri neden yaptım? hepsinin bir finans özelliği vardı. Bunun için yaptım. Sonra da baktım ekonomik kriz olunca fiyatlar düştü, içim el vermedi. Mesela kütüphanenin finansı neydi? altındaki dükkanlardı, yine minibüs duraklarının finansı neydi yanındaki Turkcell binasıydı. Ben bunların hepsinin yapım maliyetini üstlendim ve bunların hiçbirinden de geriye bir para çevirmedim. Belediye binası yaptık. Eski belediye binası şuanda çok iyi finansa çevrilebilecek bir yer. Kesintisiz ulaşım ile ilgili yapabileceklerini söylesinler bize. Yapamayacakları her şeyi biz yapacağız. Bu proje devlet için öyle ahım şahım sırtına yük olacak bir proje değil ki. Başkaları bir isterken biz beş istemiyoruz. Bizde diğer vilayetler ne istiyorsa onların istediklerinin belki de çok daha altında taleplerde bulunuyoruz. Tabi bunları konuşmak değil yaptırabilmek önemli. Ben defalarca söyledim. Yeşil Mahalle'de bizim ana yolumuzda yıllarca çarşı merkeze kadar yol asfaltlanmadı. Orayı Kara Yolları mı asfaltlayacak, belediye mi asfaltlayacak? derken en az 3-4 sene çamurda gitti vatandaş. Hiç kimsenin gıkı çıkmadı. Şimdi 1 metre yer asfaltsız kalsın 10 tane telefon geliyor bize. Biz diğer vilayetlere göre her yaptığımız iş ile 3'üncü boyuta geçtik. Dünyanın neresinde olursa olsun 10 dakikada 30-35 kilogram yağmur yağarsa orada bir su problemi olur. Şimdi herkes konuşmaya başlıyor. Biz onları da çözmeye çalışacağız. Biz çözdükçe problemde belki daha çok katlanacak. 10 dakika da 35 kilo değil de 80 kilo yağmur yağacak. 30 kilogram Karabük normalinde 24 saatte yağması gereken bir yağmur. Ama 10 dakikada yağıyor. Bu tarz yağmurlar toprağın altını dahi ıslatmıyor. Toprağın üstü ıslak altı kup kuru. Bundan 10 sene evvel bu yağmurlar yağdığı zaman Karabük'te su basmayan hiç bir yer bulamazdınız. Bakın bir kez Battı Çıktı'da su doldu. Tüm hayatında bir şey yapamayan siyasiler ve hatta belediye başkanlığı yapmış olan arkadaşlar dahi Battı Çıktı'yı eleştiriyor. Yağmurlar için biz tedbir amaçlı İstasyon'a, Yeşil Mahalle'ye, Battı Çıktı'ya zararı minimuma düşürmek için ekip koyuyoruz ve başarılıyız da. Bir kaç tane ön görülmeyen nokta olabiliyor. Bana bu durumlarda her yarım saatte bir raporlar geliyor. Zayiat vermeyecek şekilde bunları atlatıyoruz.

İddia Ediyorum Türkiye'de 5000 Evler ile Safranbolu'yu Birleştirdiğimiz Köprüyü Yapabilecek 120 Bin Nüfuslu Başka Bir Belediye Bulamazsınız
Biz algı yönetimi yapmıyoruz. Vatandaşlarımız bizim hiç bir yerde afişlerimizi, pankartlarımızı görmüyorlar. Anladığım kadarıyla siyasette algı yönetimi yapmamakta zararlı bir şey. Herhalde yanlış yapıyorum. Karabük'te yapmış olduğumuz hizmetin karşılığı en az 40-45 bin oydur. Başka birisi bu Şehir Parkı gibi bir yer yapmış olsa tahmin ediyorum her tarafı pankartla doldurur. İddia ediyorum Türkiye'de 5000 Eveler ile Safranbolu'yu birleştirdiğimiz köprüyü yapabilecek 120 bin nüfuslu başka bir belediye bulamazsınız. Şuanda 150 bin nüfuslu Zonguldak Belediyesi'nin 480 trilyon borcu var. Yine Düzce Belediyesi'nin borcu 490 trilyon. Ben Türkiye'nin en zengin belediyesiyim derken tabi doğru söylüyorum. Bizim bir taraftan mutlaka borçlanmamız lazım. Çünkü İller Bankası bizim payımızdan zorunlu olarak para kesiyor. Diyelim ki İller Bankası'ndan benim elime 7 - 7,5 trilyon lira gelecekse borcum olmayınca 10 trilyon lira gelmiyor. Yine 7,5 trilyon lira geliyor. Samimiyet ile söylüyorum kendi şirketim ve Türkiye'deki çoğu şirketten dahi çok daha düzgün bir program ile çalışan bir Karabük Belediyesi var. Ben iddia ediyorum. Karabük Belediyesi Ülker Grubundan dahi iyi çalışıyor. Geçenlerde duyuyorum Ülker Grubu borç ertelemesine gitmiş. Bizim ertelememiz falan yok. Alacağı olan gelsin.

Yani Bize "Siz Bu İşle İlgili Fazla Konuşmayın" Denildi
Geçen akşam bir toplantıya gittik. Burada bir sunum yapıldı. Sunum çok güzel bir şekilde anlatıldı ve sonunda Filyos Limanı'nın bir şirkete verildiği hakkında bilgi verildi. Bu işle ilgili yalnız bu firmanın talebi olduğu söylendi ve arkasından da "bundan Tayyip beyinde bilgisi var" denildi. Yani bize "siz bu işle ilgili fazla konuşmayın" denildi. Bu olayın aslı, özeti bu. Her şey hazırlanmış. Bir yerde Organize Sanayinin dışında Endüstriyel bölge olarak ilan edilmiş. Onunla ilgilide önceden yasalar hazırlanmıştır. Endüstriyel bölgeden sonra endüstriyel bölgenin idaresi bir şirketin çatısı altında olacak. O şirket tüm alt yapılarını yapıp, elektrik, su, yol teminlerini hazırlayacak. O çatı altında çalışma programlanacak. Filyos Limanı'nın yanındaki sanayi arazisi çok kıymetli bir arazi. Hemen limanın yanındasınız. Ulaşım problemini de hemen çözmüş oluyorsunuz. Belki Karabük'e gelip şuan tren yolu ile 1-1,5 dolara mal olurken orada 10 cent'e mal olacak. Yüksek hacimli işlerde çok büyük bir avantaj bu. "Sen ne yaparsan bu şirketin çatısı altında yapacaksın. o şirketin ne talebi de varsa bunu yerine getirirsin." gibi bir program bu. Tabi bunu çok güzel anlatıyorlar. Kim olduğunu bilemiyorum. Kalkınma Ajansı'ndan bir arkadaşımız İskenderun tarafında bu gurubun fabrikalarını gezerken demir çelik tesislerinin ne kadar temiz olduğunu falan anlatıyor. Burada daha evvel TEMA Vakfı ile ilgili olan bir problemden dolayı daha değişik sanayi türlerinin olması gibi. Tam tabiri ile bahsetmiyorlar da "bacasız sanayilerin olması" gibi örtülü söylemlerde bulunuyorlar. Net söylemler değil. Sonuçta net olarak o firmanın çatısı altında çalışacağımızı söylüyorlar. Hatta o arkadaşımız işi daha çok büyüttü. O tesiste çorapları ile yürümüşte çorapları dahi kirlenmemiş. Sanki ben demir çelik tesislerinin ne olduğunu bilemeyen birisiyim. Böyle abartarak anlatıyorlar. Bu durum Karabük'ün gelişimi ile ilgili çok büyük bir darbedir. Biz Karabük'teki sanayicilerimizin, arkadaşlarımızın hatta dışarıya gidenlerin de Karabük'e gelmesi ile ilgili zaman zaman efor sarf ediyoruz.

Bugün yanıma Samsun civarından bir yatırımcı geldi. Kendisi demir çelik ile ilgili yatırım yapmak istiyor. Bununla ilgili de benden yer temini istiyor. Eskipazar Organize Sanayi 'yi en az 5 kere "ne zaman faaliyete geçer" diye sordu. Ben 10 yıl evvel Eskipazar Organize Sanayi dediğim zaman çok ciddi bir talepte bulunmuştum. Eğer ilk 5 yılında Organize Sanayi bitip de parselleri vs. başatılsaydı geçtiğimiz 5 yılda da en az yüzde 60-70'i dolardı. Çünkü çok önemli bir nokta. Samsun'da ki bir yatırımcı Eskipazar Organize Sanayi'nin ciddiyetini görebiliyor. Ama biz Karabük olarak göremiyoruz.

İlk 500'ün içerisinde Türkiye'nin en az 10 tane büyük sanayici kapitalisti Karabük'ten gitmedir. Biz bunlardan Filyos'a 1-2 tanesini dahi taşımış olsak bizim bölgemize çok ciddi bir şekilde faydası olur. Karabük'ün ekmeğini yemiş, suyunu içmiş hiç kimse Karabük'ü unutmaz. Eğer bir işletme yapıp burada başarılı olacak, kara geçebilecekse mutlaka gelir bu işi yapar. Çünkü Filyos böyle bir yerdi. Bizim ufkumuzu açacak, sanayicilerimizin ufkunu açacak veya hiç sanayi içinde olmamış ama elinde büyük finansmanı olan kişilerin gidip "evet şu yatırımı yapalım" diye düşünecekleri odak merkeziydi. Benim gördüğüm kadarıyla biz bunu kaybettik. Çünkü bu Ankara'da çok iyi takip edilmeliydi. Böyle bir endüstriyel bölge olduğu zaman incelenmesi lazım. Buradaki milletvekillerimizin, danışmanlarımızın incelemesi lazım . Konulara hakim olması lazım ve en hızlı şekilde müdahale etmesi lazım. Bakanlık böyle bir talep toplamadı. "Böyle bir endüstriyel bölge yapılacaktır, sizden herhangi bir firmanın bu endüstriyel bölgeyi idare etme talebi var mıdır?" denilmedi. Ben böyle bir ilan görmedim. Ankara'dan bunun çok iyi bir şekilde takip edilmesi lazımdı. Her şey bitmiş. Hatta benim anladığım kadarıyla Niyazi bey bu konudan haberi olduğunu vurguladı. Ben öyle anladım. Yanlış anlamışta olabilirim ama ben öyle anladım. Mehmet Ali beyin bilgisi o akşam orada oldu. Biz tabi kendisinden rica ettik. Tabi bu konu hakkında Mehmet Ali bey başarılı olamazsa da neden başarılı olamadı diye sorgulanamaz. Çünkü bütün planlama bitmiş. Kendisi sağ olsun gerekli girişimlerde bulunacağını söyledi. Kendisine teşekkür ediyorum bu konuya çok ilgili davrandı. Ama tabi ben bu tip toplantılarda biraz tahammülsüzlük yapıyorum. Baştan söylenilen ile sonda söylenilecek olanın belli olduğu için tahammülsüzlük yapıyorum.

Ben Organize Sanayi Bölgeleri konusunda fena değilimdir. Karabük Organize Sanayi'nin 90'lı yıllarda müracaatını yapmışım. 1989 senesinde bir heyet gitti. Gidilen Dörtyol Organize Sanayi'nin tamamen planlamasını ve o tarihte tüm programlarını yaptıran kişi benim. Bütün projelerini çizdirtip belediye meclisinden geçirtip tasdik ettiren, tekrardan bakanlıktan bunu tasdik ettiren ve iz düşüm programları ile büyüyecek sanayiyi gerçekleştiren benimdir.

Karabük Organize Sanayi'nin yer tespiti çok yanlıştır. Söylediğimiz halde mevcut alana kurulmuştur. Bakın şuanda Eskipazar Organize Sanayi'ye talepler geliyor. Şuana kadar 2-3 tane talep geldi. Bende talepte bulundum ama çözmeleri o kadar kolay değil. Düşünürken makro düşünmüyorlar. Zamanlama çok iyi iken finans problemini çözmüyorlar. Şimdi yatırımcı gelsin, yer alsın da para versin. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir mantık yoktur. Yatırımcı gelip de sana para vermez. Organize Sanayi'de yatırımcılar uzun vadeli sana arazi bedellerini öder, yatırım bedelleri uzun vadeli ödenir.

Filyos Limanı ile ilgili bize bir teklif gelseydi ben tek başıma bunu yapabilirdim. Şuanda anlaşılan mevcut grubun yaptığı işi yapabilirdim. Benim şirketlerim yapabilirdi. Arazi alacağım, yollarını yapacağım, düzenleyeceğim, elektrik problemlerini çözeceğim. Bunları da yüzde yüz devlete yaptırırlar. Kendileri de yapmazlar. Yüzde yüz devlete yaptırırlar bu kadar iddialıyım. Su için zaten yanında Filyos geçiyor 10 metre kuyu çaktığın zaman her tarafı suya boğarsın. Sonra öyle bir yere her türlü yatırımcıyı taşıyabilirsin. TEMA Vakfının açmış olduğu davada tahmin ediyorum. Kömürle çalışan elektrik santralleri yapamazsın. Belki yüksek fırın yapamazsın ama bu işin her türlü tesisini burada yaparsın. O grubunda yapacağını tahmin ediyorum. Soğuk Saç Haddesi yaparsın, yanına da beyaz eşya fabrikası yaparsın tamamen endüstriyel bölgeyi kapatırsın.

Onlar şuanda Türkiye'nin en vasıfsız çeliğini üretiyor. Türkiye'de kaliteli çelik üreten bir tane tesis yok ki. Ne kadar kaliteli çelik varsa şuanda tank ta yapıyorlar, zırhlı araç ta yapıyorlar ne yaparlarsa yapsınlar kaliteli çeliğin tamamını yurt dışından alıyorlar. Aldıkları yerlerde dünyanın sayılı firmaları. Şuanda Türkiye'de üretilen çeliklerin tamamı vasıfsız çeliktir. İnşaat çeliği ve profillerin tamamı vasıfsız çeliktir. Öyle kaliteli çelik falan değildir. Onların daha o boyuta geçmelerine zaman var.

Önce bir beklemek lazım bakalım ne yapıyorlar . Benim rahatsız olduğum konular endüstriyel bölge yapılıyor, gruba veriliyor ve sonunda da bundan Tayyip beyinde bilgisi var deniliyor. Bu rahatsız edici bir kelime. Ben Karabük'ü düşünürüm. O kişinin de siyasi bir kimliği olabilir ama Karabük'te de Ak Parti'nin yüzde 70'e yakın bir oy potansiyeli var.

Kendilerine orada "Bu gurup yapacağı işle ilgili size herhangi bir rapor sundu mu, yapacağı fabrikaların cari açığa ne kadar faydası var? " diye sordum. Kimse cevap veremiyor. Filyos Limanı'ndaki sanayileşmenin öncelikli hedefi şu olmalı. Bir kere cari açığa faydası olacak. Tamamen yurt dışından gelen ürünler ile ilgili tesislerin yapılması gerekir. Bizim ülke olarak açığımız nedir 150 milyar dolar. Filyos Limanı'nın en kötü 3 milyar dolar faydası olacak öncelikli tesislerin izinlerinin verilmesi gerekir. Sen bunlar için bir talep toplarsın ve bunları değerlendirirsin. Her "demir çelik fabrikası yapacağım" diyen adama bunu vermezsin ama" zırh çelikleri yapacağım" diyen adama bunu verirsin. Tabi bunları örnek olarak söylüyorum.

Çalışacak işçi sayılarını ve enerji kriterlerini göz önünde bulundurursun. Böyle bir planlama yaparsın. Yalnız demir çelik sektörünü de sınırlamazsın. Kimya sektörünü de sokarsın. Ama sen kalkıyorsun ortada projesi olmayan demir çelik yatırımcısı şemsiyesi altında demir çelikçiler hayatta çalışamazlar. Çünkü onlara yaşam hakkı vermez. Bilemiyorum çok hoş olmayan bir tablo ile karşı karşıyayız.

Filyos Limanı'na 25-30 Milyon Dolarlık Tesisleri Yapsın Kimseye Karabük'te Mal Sattırmaz
Ben size şöyle söyleyeyim Filyos Limanı'na 25-30 milyon dolarlık tesisleri yapsın kimseye Karabük'te mal sattırmaz. Buradakilerin hiç birisi ihracat yapamaz. Dünya konjonktüründe demir çelik endüstrisi ile ilgili bir 30 milyon dolarlık yatırım artık çok büyük yatırım sayılmaz. Oraya 2 tane tesis yapsın Karabük'ten senede 1 milyon ton ihracatı keser. Ben tahmin ediyorum Karabük'ün özel sektörden ihracat rakamları 1 milyon ton yoktur. 700-800 ton civarıdır.

Depolama Tesissini Yüzde Yüz Yaparız, Faaliyete Geçiririz ama Şu Anda 1,5-2 Sene Kaybettik
Hava Kirliliği konusunda şu anda Demir Çelik çoğu problemlerini çözdü. Tahmin ediyorum bir kaç küçük yerde problemleri kaldı ki hava hissedilir derecede düzeldi. Demir Çelik'e de bunların hepsini de tamamlattıracağız. Bir eksiği kalmayacak. Temizlik dendiği zaman bizim şuanda çevre ile ilgili en büyük sıkıntımız çöp depolama ile ilgili her şeyini bitirdik. Araziyi hazırladık, her şeyini hazırladık ama bir çet raporuna takıldık. Ben böyle bir bürokrasi görmedim. Tam çet raporunu alıyorduk, dosyalarımızı hazırladık. Çöp miktarını 0.80 kilogramdan 1.2 kilograma çıkardılar ve dosyamızı geri iade ettiler. Şimdi tekrardan diyorlar ki "proje ihalesi yapacaksınız ve çet raporunu almak için ihale yapacaksınız. Bunu yapabilen firmalara vereceksiniz." sizde devletsiniz, bizde devletiz. Bizi neden geciktiriyorsunuz. Şuanda yıl sonuna kadar bu tesis üretime girerse , elektrik üretimine başlarsa 10 yıl boyunca elektrik üretiminden alınacak ücret 13.30 cent. Devlet böyle bir hak vermiş. Eğer bu süreyi geçirirsen diyor ki "sana fiyat garantisi vermem, normal elektriği kim kaç paradan satıyorsa sende ondan satarsın." Bizi öyle bir oyalamaya aldılar ki sanki tek başına devlet onlar, bizim belediye olarak hiçbir sorumluluğumuz yok. Bizi gel git konumuna getirdiler. Şuana kadar biz stoklarımızı kullanacak konumdaydık. Her türlü yatırımı yaptırıp hatta bu günlerde elektrik üretimine dahi başlayabilirdik. Olacak, olmaması mümkün değil ama şehir belki bunlardan bir daha yararlanamayacak. Yalnız depolama olarak kullanırız yapacak bir şey yok. Ben bu durumu milletvekillerine söylesem ne yapabilecek. Adam orada kendine göre bir kural koymuş. O yüzden kimseye söylemedim. Şuanda depolama yapamıyoruz, çöpü dışarıya atıyoruz. Diyoruz ki "bu programı başlatalım" sen bu sefer devlet olarak engel çıkartıyorsun. Devlet bana teşvik vermesi lazım. Bu işi ben yapıyorum. Devletin sırtına da yük değilim. Para veya kredi de istemiyorum. Normalde bu tip tesislerin tamamını devletin yüzde 70 hibesi ile yaptı herkes. Biz yıllardan bu tarafa bunu yapacağımız halde bir orman alanında takıldık. Sonradan da iptal oldu. Tamam biz çözelim dedik bu durumu. Şimdi de çet raporuna takıldık. Her gün oynuyorlar. Dosyalar gidip geliyor. Depolama tesissini yüzde yüz yaparız, faaliyete geçiririz ama şuanda 1,5-2 sene kaybettik.

Bilim Merkezi ve Sağlık Merkezi ile İlgili Çalışmalarda Komisyon Kuruyorum
Bizim projelerimizin hepsinin proje çalışmaları devam ediyor. Bilim Merkezi, Sağlık Tarama Merkezi ve üst geçitler ile ilgili proje çalışmalarımız devam ediyor. Bilim Merkezi ve Sağlık Merkezi ile ilgili çalışmalarda komisyon kuruyorum. 100 Yıldaki AVM'yi yaparken bir AVM işletmecisinin görüşünü almadan yaptık. Yanlış yaptık. Bu yanlışlıkları yapmamak için komisyon kuruyorum. Ondan sonra proje ihalesine çıkacağım.

Bilim Merkezi ile İlgili Üniversiteye Yazı Yazıp Üye İstedim. Bu Konu İle İlgili Görevlendirme Yapamayacaklarına Dair Yazı Geldi
Size çok vahim bir konudan bahsedeyim. Sürekli olarak üniversite - şehir iş birliği, üniversite - belediye iş birliği ve üniversite - sanayi iş birliğinden bahsediliyor. Bu Bilim Merkezi ile ilgili üniversiteye yazı yazıp üye istedim. Bu konu ile ilgili görevlendirme yapamayacaklarına dair yazı geldi. Peki ben Bilim Merkezi'ni kimden görüş alıp ta yapacağım. Şuanda bilim dediğimiz zaman üniversiteden başka yer akla gelir mi? üniversiteden bu komisyonun içerisinde her hangi bir profesör olmadan, doçent olmadan yapacağınız Bilim Merkezi ne derece sağlıklı olur? ben sanayi iş birliği yaptım ama beceremedim. Birde fatura koydular 30 bin lira vay efendim icraya veriyorlarmış. Burhanettin bey seçim döneminde de konuşuyordu. Ben ne istedim sen ne yaptın? Sanayi iş birliği yapalım hem ülke ekonomisine dünyanın ufkunu açacak bir metot bulalım, boşa atılan enerjiyi paraya çevirelim dedim. Sen bana enerji tasarrufundan anlatıyorsun. Ben enerji tasarrufunu bilmeyen biri değilim ki. Senin 50 tane profesörün benim kullanacağım motora karar veremez. Onun işletme alanındaki problemleri o bilmez. Bir motorun çalışmasındaki enerji harcamasını bilir. Benim 100 kilovat ile kullandığım bir motora burası 75 kilovat ile de idare eder diyemezsin. Ben sanki onu söylemişim. Ardından da 30 bin liralık fatura yolluyorlar. Ben dedim ki burada boşa atılan bir enerji var. Oradan üretilebilecek elektrik Karabük'ün komplesine yetebilecek bir elektrik. 1000 ton cevherin 900 tonunu cüruf olarak atıyorsun. Bunu elektriğe çevirelim dedim. Günde 50 milyon kilovat saat atmış olduğum elektrik maliyeti. Tekrardan bunun yüzde 70'ini çevirseniz. 35 milyon kilovat saat. Bunun bütün yatırım maliyetini ben üstleneceğim ve üniversiteye sürekli olarak gelir vereceğim dedim. Bu üniversiteye vereceğim ayda 5 trilyon para demek. Ondan sonrada seçimde bunu konuşuyor. Bana haciz yollamış. Ne haczi yollayacak ben onun faturasını kabul etmemişim ki. Ben senden böyle bir şey istemedim. Biz işletmedeki problemleri biliyoruz.

Bizim Vaatlerimizin Hepsi Bu Sene Projelendirme Safhası ile Geçer. İnşallah Önümüzdeki Sene De Bir iki Projeden Başlarız
Bizim vaatlerimizin hepsi bu sene projelendirme safhası ile geçer. İnşallah önümüzdeki sene de bir iki projeden başlarız. Elimizdeki Yağmur Suyu Drenaj Projemizi çok ciddi araştırıyoruz. Bu projeye pilot mahallemizde belki bu sene başlayabiliriz. Gerekli konuşmaları yapıyoruz. En büyük problem olan mahallelerimizden biri ile başlamayı düşünüyoruz. Bu projenin toplam boyutu 85 kilometre. Bunların içerisinde 1500'lük, 2000'lik borular var. Bunun yanında da 15 ile 20 bin metre de aynı bu işler yapılırken kanalizasyon borularının değişmesi söz konusu. toplam 100 kilometrelik bir program bunlar. Tekrardan buraların asfaltlanması söz konusu. Bunlar ile ilgili maliyet fiyatlarını, boruların hangisi daha verimli olurum çalışmaları şuanda devam ediyor.

Pazar yerleri ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Yine 200 Evler'deki pazar yerinin bazı eksikleri var. Yapılırken göremiyorsunuz. Yine hızlı bir şekilde onları da ihale ile tamamlattıracağım. Yine 200 Evler'de Çamlık'ın oradan alternatif yol ile ilgili çok ciddi çalışmalarım var. Yaptığımız son toplantıda talimat verdim. Buranın projesine imar ve fen işleri olarak karar verin başlayabileceğimiz yerden başlayalım. O alternatif yol ile birlikte 200 Evler'in yol problemini çözmüş olalım. Şuanda Cuma Pazarı'nın eksiği tamamlanıyor, Yeşil Mahalle'deki pazarın eksiği tamamlanıyor. Pazar yerlerinin de problemleri bitmiş oluyor.

Kent Meydanına estetik dokunuşlar yapacağız. Altına otopark söylemleri oluyor ama her taraf park yeri Karabük'te. Millet çift sıra araba çekiyor. Yan tarafında park var kimse kullanmıyor.

Paylaş

Kapat